Bahar geldi. Doğa bir değişim içinde. Dünya yenileniyor. Covid 19’u bir felaket gibi görmek yerine,…
STEM NEDİR? DÜNYADA VE TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİM SÜRECİ NASIL OLMUŞTUR?
Dr. Zakir ELÇİÇEK
Eğitim birey ve toplumları yönlendiren ve şekillendiren öğretiler bütünüdür. Eğitim birey ve toplumları etkilediği ölçüde aynı zamanda birey ve toplumlardan etkilenen canlı bir organizma gibidir. Eğitimin ulusal ve yerel yönü olduğu kadar küresel ve evrensel boyutu da vardır. Yani eğitim toplumun öznelliğini yansıtmakla beraber küresel gelişmeleri de toplum ve bireylere aktarmakla yükümlüdür. Toplumlar eğitim yoluyla geleneksel ve yerel miraslarını koruyup diğer nesillere aktarırken evrensel gelişme ve yeniliklere adapte olmayı da ihmal etmemektedirler.
Bu bağlamda eğitim; bir yandan kültürel mirası kuşaktan kuşağa aktarmayı amaçlarken, diğer taraftan toplumdaki bireylerin gerek yerel gerekse de küresel ölçekte gerçekleşen olaylara, yeni davranış biçimlerine, bilimde, teknolojide, ekonomide, sporda, sanatta, edebiyatta vb. alanlarda meydana gelen değişim ve gelişmelere kolayca uyum sağlamalarına, yükselen evrensel değer ve düşünceleri benimsemelerine aracılık eder (Özdemir, 2011: s. 94). Bu sanat ve bilim alanları uzun zaman boyunca bağımsız disiplinler halinde ele alınmıştır. Fakat son yıllarda disiplinlerarası çalışmalar daha çok revaç bulmaya başlamıştır. Çağdaş yaklaşımlarda artık bu sıralanan alanların ayrı ayrı değil bütünleşik içerik olarak sunulduğu anlayışlar değer kazanmaktadır.
Dünya genelinde kullanılan yeni yaklaşımlarda disiplinler arası ve öğrenci merkezli uygulamaların gittikçe daha fazla yer aldığı görülmektedir. Özellikle Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarına dünya ülkeleri özel bir önem vermiş ve küresel rekabetin bir parçası olarak değer kazanmıştır. Ve bu durum STEM olarak adlandırılarak dünya çapında gün geçtikçe daha fazla yer önem kazanan bütünleşik bir anlayışa dönüşmüştür (Akgündüz, Aydeniz, Çakmakçı, Çavaş, Çorlu, Öner ve Özdemir, 2015; Türk, 2019: s. 2)
STEM; Fen(Science), Teknoloji (Technology), mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics) kavramlarının İngilizce karşılıklarının ilk harflerinin bir araya getirilmesinden oluşturulan ve felsefe olarak da bu disiplinleri bir arada kullanma anlayışına dayalı olan bir yaklaşımdır. Türkçe karşılıklarının ilk harflerinin bir araya getirilmesiyle de FeTeMM şeklinde bir kısaltma oluşturulmuş ve literatüre geçmiştir. STEM aslında bilişsel taksonominin tüm aşamalarını içeren bir süreç olarak tasarlanmıştır. Rekabetçi yeni dünya düzeninde küresel rekabetin içerisinde bulunabilmek adına dünya ülkeleri disiplinlerin birlikte kullanılmasıyla ancak çığır açıcı yeniliklere ulaşılabileceği düşüncesindedirler. Bu, aslında geçmişte büyük filozof ve bilim adamlarında zaten süregelen bir durumun sistematize edilmiş hali olarak düşünülebilir.
Bu kavram, farklı gruplar tarafından METS ve SMET şekillerindeki kısaltmalarla da kullanıldığı dönemlerde Amerika’da Ulusal Bilim Vakfı (NSF- National Science Foundation) tarafından 1990’lı yıllarda STEM şeklinde kullanılarak, literatürde bu şekilde yer almıştır. Dolayısıyla STEM fikrinin ilk ortaya çıktığı ülke de ABD olmuştur. STEM düşüncesinin; STEM’i oluşturan kavramlara bağımsız disiplinler olarak bakan ve değerlendiren ile bu disiplinlere bütünleşik olarak bakan iki farklı temel düşünce olarak belirginleştiği söylenebilir. STEM eğitimi; STEM disiplinlerin toplumda ekonomik ve kültürel yansımalarını okuyabilme ve küresel rekabete tutunabilmede bu disiplinlerin en etkili şekilde kullanılması olarak da ifade edilebilir (Bybee, 2013, s. 1; Kızılay, 2018, s. 17). Son yıllarda küresel rekabette yer almak isteyen ülkelerin, 21. yy becerileri olarak ifade edilen bu farkındalık ve becerilerin eğitime yerleştirilerek tüm ulusal sistemlere ve toplumsal mekanizmalara adapte edilmesi için gayret göstermektedir.
2010 yılında Başkan Obama için hazırlanan STEM raporu (Whitehouse Archive, 2010) ABD’nin bu işin çıkış noktası olduğunu göstermekle birlikte en ciddiye alan ülkelerin başında geldiğinin de bir ifadesidir. ABD de son yıllarda STEM disiplinlerine yönelik çeşitli araştırmalar yapılmış ve bu alanların güçlendirilmesi için yeni yatırım planları hazırlanmaktadır (Kızılay, 2018, s. 20). Mevcut durumda ABD’de uygulama temelli 4 ayrı türde STEM okulu piyasanın hemen her kademesine kalifiye eleman yetiştirmektedir. Bu durum STEM eğitiminin ne kadar önemsendiğini göstermektedir.
Son yıllarda PISA ve TIMSS gibi uluslararası sınavlarda önemli başarılar elde eden Finlandiya, Çin, Güney Kore ve Singapur’da da STEM alanlarına verilen önemin değeri ortaya çıkmaktadır. Örneğin Çin’de 2004 yılında pilot olarak başlatılıp 2012 yılına kadar tüm ülkede yaygınlaşması sağlanan STEM alanları ile ilgili yeni öğretim programı, sınıftaki bilginin uygulamaya aktarılmasını, araştırmaya dayalı öğrenmeyle öğrencilerin bilimsel okuryazarlığının geliştirilmesini amaçlamaktadır. STEM alanlarına özel yeteneği olan öğrenciler için de ayrı sınıflar hazırlanmış ve bu sınıflarda özel bir programla öğrenciler yetiştirilmektedir. Güney Kore’de de tüm kademelerde zorunlu olarak içeriklere yerleştirilen STEM, sanatla bütünleştirilerek sanat (Art) unsuru da eklenmiş ve STEAM şeklinde uygulanmaktadır. Singapur’da da bu işe özel bir önem veren Eğitim Bakanlığı Singapur Bilim Merkezinden STEM için özel içerik ve programlar hazırlamasını istemiş ve uygulamalara yansıtmıştır. Finlandiya ise son yıllarda özel bir STEM uygulamasına imza atmıştır. STEM alanlarını bütünleşik olarak öğrencilere sunmayı amaçlayan uygulamada; dersleri ayrı ayrı ve konu bazlı işlemek yerine olay temelli bir eğitim anlayışını benimsemiştir. Yani bir olayı ortaya koyarak o olaydaki unsurlar üzerinden yaşamdaki unsurlara ve bilim alanlarına değinmeyi amaçlamaktadır (Türk, 2019: s. 70-80).
Türkiye’de yakın geçmişte STEM adı altında olmasa da Köy Enstitüleri güzel bir STEM çalışma örneğidir. Müfredat olarak 2004’te yapılandırmacı yaklaşıma geçilmesi STEM düşüncesinin ilk somut adımları olarak algılanabilir. Çünkü uygulamayı esas alan STEM düşüncesi yine uygulama ve öğrenen merkezli yapılandırmacı yaklaşımla gerçekleştirilebilir. 2016 yılına kadar Türkiye’de resmi olarak hazırlanmış herhangi bir STEM eylem planı yoktur. Bununla birlikte 2004 yılından itibaren; TUBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, TUSİAD, MEB ve İstanbul Aydın Üniversitesi gibi kurumların hazırladığı bazı raporlarda STEM ele alınmaktadır. 2016 yılında MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından “STEM Eğitimi Raporu” nu yayınlayarak STEM’in Türk eğitim sistemine dahil edilmesi için yapılması gerekenleri ortaya koymuş ve dokuz maddelik bir eylem planı hazırlanmıştır (Türk, 2019: s. 62-63; MEB, 2016).
2018 yılında MEB tarafından hazırlanan Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında STEM eğitimi daha belirgin bir şekilde görülmektedir. Bakanlık yeni öğretim programında 4. sınıftan itibaren Fen Bilimleri dersi öğretim programında “öğrencilerin mühendislik ve bilim arasındaki bağlantıyı kurmalarına, disiplinler arası etkileşimi anlamalarına ve öğrendiklerini yaşantısal hâle getirerek dünya görüşü geliştirmelerine yardımcı olmak” hedef olarak belirlenmiştir. Aynı programda “Ülkemizin bilimsel araştırma ve teknolojik gelişme kapasitesini, sosyoekonomik kalkınmasını ve rekabet gücünü artırmak için öğrencilerin fen ve mühendislik uygulamalarını deneyimlemeleri önem arz etmektedir. Programda Fen, Mühendislik ve Girişimcilik Uygulamaları kapsamında öncelikle öğrencilerden ünitelerde ele alınan konulara ilişkin günlük hayattan bir ihtiyaç veya problemi tanımlamaları beklenmektedir. Problemin günlük hayatta kullanılan veya karşılaşılan araç, nesne veya sistemleri geliştirmeye yönelik olması istenir. Ayrıca problemler malzeme, zaman ve maliyet kriterleri kapsamında ele alınmalıdır.” ifadeleri STEM’in müfredatta belirgin olarak yer aldığını göstermektedir (MEB, 2018: s.10).
STEM’in özellikle Finlandiyadaki şekilde bütünleşik bir içerik olarak düşünülmesi ve bilimle hayatı bütünleştirici bir yaklaşım arz etmesinin Türkiye için de daha değerli olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü zaten yaşamın okunmasından doğan bilimler yine yaşamla bir bütün halinde gelecek nesillere aktarılmalıdır. Aslında doğru bir STEM anlayışı bilimin yaşamda fark edilmesi ve öğrenilmesi olarak yorumlanabilir. Jules Payot (2019)’un “Psikoloji dersine çalışırken hiçbirinin aklına psikolojiyi doğdukları günden itibaren kullanıyor oldukları gelmez” (s. 18) diyerek dikkat çektiği nokta da bu durumu ifade eden güzel bir örnektir.
Kaynaklar
Akgündüz, D., Aydeniz, M., Çakmakçı, G., Çavaş, B., Çorlu, M. S., Öner, T., & Özdemir, S. (2015). STEM eğitimi Türkiye raporu. İstanbul: Scala Basım.
Bybee, R. W. (2013). The case for STEM education: Challenges and opportunities. Arlington, Virginia: NSTA Press.
Kızılay, E. (2018). Ortaöğretim Öğrencilerinin STEM Alanlarına Yönelik Kariyer Bilgilerinin ve Motivasyonlarının İncelenmesi. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Ankara
Milli Eğitim Bakanlığı (2018). Fen bilimleri dersi öğretim programı (ilkokul ve ortaokul 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflar). http://mufredat.meb.gov.tr/Dosyalar/201812312311937-FEN%20B%C4%B0L%C4%B0MLER%C4%B0%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20PROGRAMI2018.pdf Erişim tarihi: 27.03.2020
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB). (2016). STEM eğitim raporu. Ankara: T. C. Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. Retrieved from http://yegitek.meb.gov.tr/STEM_ Egitimi_Raporu.pdf Erişim Tarihi: 27.03.2020
Özdemir, S. M. (2011). Toplumsal değişme ve küreselleşme bağlamında eğitim ve eğitim programları: Kavramsal bir çözümleme. Journal of Kirsehir Education Faculty, 12(1).
Payot, J. (2019). İrade Terbiyesi. Çev. Hakan Alp. Ediz Yayınevi. Bursa
Türk, N. (2019). Eğitim Fakültelerinin Lisans Programlarına Yönelik Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) Öğretim Programının Tasarlanması, Uygulanması Ve Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Ankara
Whitehouse Archive, (2010). Report to the President Prepare And Inspire: K-12 Education in Science, Technology, Engineering, and Math (STEM) for Amerıca’s Future. https://obamawhitehouse.archives.gov/sites/default/files/microsites/ostp/pcast-stem-ed-final.pdf Erişim Tarihi: 23 şubat 2010.





This Post Has 0 Comments