skip to Main Content
0530 401 02 10 info@ekipedu.com

PANDEMİDE EVİNDE Mİ YUVANDA MI KALIYORSUN DÜNYA?

Günlerdir evdeyiz ve bir müddet daha evde olmaya devam edeceğiz. Daha önce hiç olmadığımız kadar “ev”deyiz. Peki “ev” neresi aslında? Bugünlerde en çok bunu deneyimleyip, bunu öğreniyoruz. Birkaç saat gördüğümüz “ev” bireyleri aslında kimlerdi ya da “ev” tam olarak neydi? Özellikle çok yoğun bir şekilde çalışanların sıklıkla şikayet ettiği evde olamama durumu ve ailesine yeterince zaman ayıramama derdi bugünlerde bitmiş olmalı. Tüm aile bireyleri evde kalarak yeterince birbirine doymuş mudur? Sorun sadece yan yana (derken bile ayrı yazılır?)duramamak mıydı? Yoksa aynı evin içinde yeterince bağ kuramamak mıydı sorun?

Koronavirüs bizi görmezden geldiğimiz birçok gerçekle yüzleştirdi. İlk günler evde dinleniyor olmanın keyfini yaşayan bizler şimdilerde dinlenmiş hallerimizle “ev” içindeki ilişkilerimizle yüzleşir olduk. Çocuklarımızla baş başa kalınca onlarla nasıl vakit geçireceğimizi bilemedik çoğumuz ya da ebeveynler olarak aslında eskiden bir çift olarak nelerden hoşlanırdık bunu hatırlayamaz bulduk kendimizi.

Bir pizza siparişi verip masamızı şenlendirirken bunu yapamamanın verdiği zorunlulukla mutfağa girip aile bireylerini doyuruyor olmanın yükümlülüğüyle yemek yapmak bile ilişkileri bozan bir durum haline geliyor olabilir mi son günlerde?

Bu sorulara vereceğimiz cevaplar hepimizin evinin içindeki dinamiklerde. Dünya hiç olmadığı kadar “ev”de. İnsanlık birlikte yol aldıklarıyla hiç olmadığı kadar “birlikte”. Bu birlikte oluş bir “yuva” oluş hali olmayabilir. “Yuva” ne güzel bir kelime. Bizi çocukluğumuzun pamuklara sardığı anları hatırlatan bir kelime… Bizler bir “yuva”da mı yoksa bir “ev”de mi birlikte yaşıyoruz, bu sürecin sonunda daha net göreceğiz.

Çocuklarımızın üç ebeveyni olduğu bilgisine dayanarak diyebiliriz ki, bu süreçte, o üçüncü ebeveyn başrollerde! Bizler anne ve baba olarak tek tek iyi birer ebeveyn olabiliriz ve fakat anne-baba arasındaki ilişkimizi yönetemediğimizde, o ayaktaki sorun çocuklarımızda geri dönüşü olmayan yaralar açabiliyor çoğu zaman. Çocuklar, ebeveynlerinde gördükleri ilişkiyi modelliyor ve kendilerini içinde bulundukları durumda güvende hissetmiyorlar. Güven duygusu zedelenen bir çocuktaki korkuları yıllar sonra seanslarda çözmek zorunda kalabiliyoruz. Bu noktada evde kaldığımız bu günlerde üçüncü ebeveyn olma durumumuza çok daha fazla özen göstermeliyiz.

“Bağ kurmak” çok önemlidir. Başkalarıyla bağ kurmamız için önce kendimizle bağ kurmamız gerekir. Kimiz, neleri severiz, değerlerimiz neler, güçlü ve zayıf yanlarımız neler, bizi ne harekete geçirir. Tek tek ve daha fazlasını kendimize sormamızda ve bir farkındalık düzeyine gelmemizde fayda var. Farkında olduklarımızı değiştirir ve dönüştürürüz. İçiyle bağı kuvvetli olanın, dokunduğu herkesle bağı güçlüdür. Bu günlerde, önce içimize sonra bağlarımıza bakmak, o çok konuşulan sıkıntılarımızı alır; ilişki kuranın sıkıntıyla sohbeti olmaz.

İçimize baktığımız, iyiye, güzele dönüştüğümüz; sağlıkla kaldığımız günler bizimle olsun.

This Post Has 0 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top