skip to Main Content
Gelecek Yüzyılda Su Savaşları Mı; Eğitim Savaşları Mı?

Gelecek Yüzyılda Su Savaşları Mı; Eğitim Savaşları Mı?

Soru işaretleri ile çıktığımız 30 kişilik bir eğitim serüveniydi bizimkisi. Eğitim için her ay şehir şehir dolaşanımız da vardı; yılda birkaç kez yurt dışına çıkanımız da… Çok fazla seyahat edemeyenlerimiz de vardı içimizde… “ Dünyayı keşfetmesi gerekiyordu” insanoğlunun. Ve biz öğretmenler için dünyanın merkeziydi Finlandiya.

Gelecek yüzyılda su savaşları mı; eğitim savaşları mı ? Ya da eğitim ile yok olacak savaşlar mı ?

Öğretmen , öğrenendi bizler için. Öğrenmek gerekiyordu ve öğrendiklerimizi paylaşmak… Ne de olsa eğitim de öğretim de bir EKİP işiydi. 150 yıllık bir öğretmen yetiştirme okulunda “ ideal öğretmen” üzerine konuşurken ; aslında hepimiz ülkemizde olması mutlak gerekli olanların , Finlandiya’da yıllardır var olduğunu öğreniyorduk. Öğretmenlerin denetim mekanizmalarının “ Nasıl en iyi öğretmen olabilirim? “ sorusuna cevap aramaktan ibaret oluşu da şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı tabi ki . Bilimsel çalışmaların ön planda tutulduğu , derslerin bütüncül yaklaşım çerçevesinde sanatla ilişkilendirildiği, öğretmenlerin tenkit edici değil yapıcı eleştirilerde ve değerlendirmelerde bulunduğu , görerek ve uygulayarak öğrenmenin gerçekten uygulanabildiği bir sistem Finlandiya eğitim sistemi. “ Bütün çocuklar eşittir ve en iyi eğitimi hak eder. “ ilkesi ile çıkılan bir yolda çıkmaz sokak aramak beyhude…

İnsanın bazen kabuğunu kırması gerekiyor. Çünkü farklı kültürleri görmek ve deneyimlemek insanın ufkunu hep açmıştır. Hiç bilmediğiniz bir ülkede daha da güçlü hissedersiniz kendinizi. Türkiye den çıkıp buzlar ülkesi Finlandiya’ya gidebilmek özellikle de en soğuk aylarda. Biz gitmeden – 26 C olan hava nasılsa birden 2 C’ lere yükselmiş oluyor. Sanırım bu da EKİP’ in bütüncül pozitif düşünme sırrı. Türkiye’nin her yerinden öğretmen ve akademisyenleri bir parantez içinde toplayabilmek , gezimiz süresince karşılaşılabilecek her türlü olası sorunu önceden düşünüp planlayabilmek… Hiç de kolay değil; rastlantısal bir başarı hiç değil; bence tamamen bir EKİP işi. Hayalleriniz çoksa, içinizdeki öğrenci sizi hep öğrenmeniz için zorluyorsa ve daha önce hiç tanımadığınız bir grupla hiç bilmediğiniz bir ülkeye gidiyorsanız… Bence önce sakin olun ve gerisini ekibe bırakın. Çünkü ; konaklamadan eğitime, yemekten sosyal/ kültürel gezilere kadar her şey sizin için planlanmıştır ve size sadece keyfini sürmek kalmıştır.

Geç aydınlanıp erken kararan günler … Fin eğitim sistemi incelendikten sonra bir sabah gün ağarmadan kendimizi donmuş bir deniz üzerinde seyahat ederken buluyoruz. Buz tutmuş Baltık Denizi üzerinde saatlerce yaptığımız yolculuk serüveninin sonu bir ortaçağ kasabasına ulaşıyor. Helsinki’den Tallin’ e uzanan bu keyifli buz mavisi yolculuğumuza gemide canlı müziğimiz de eşlik ediyor. Tallin büyüleyici bir şehir ve EKİP olarak kaldığımız otel tarihi bir romana başlayabilmek için size bütün ilhamları sunuyor. Sokaklarda dolaşırken sanki yüzyıl savaşları başlayacak, her an köşebaşından bir şövalye çıkıp elinde bir meşale ile geceyi aydınlatacak gibi mistik bir havanın içine girdiğimiz doğrudur.

Hayallerini gerçekleştirebilen bir öğretmen yaşadığı güzel zamanları ve edindiği güzel dostlukları unutabilir mi hiç? Eğitim amaçlı çıktığımız bu serüvenden tüm sorularımıza cevaplar bularak dönebiliyorsak; bambaşka kültürleri deneyimleyip bilgilerimizi sentezleyebiliyorsak ; beni ve her birimizi motive eden çok değerli EKİP üyeleri…

Sonsuz teşekkürler.


Yazan:
Gülşen Eser Taflı

Back To Top