skip to Main Content
0530 401 02 10 info@ekipedu.com

Bireysel değerlerde, geçmiş yaşantılarda, inanışlarda ve algılarda farklılıkların doğal bir sonucu olarak anlaşmazlıklar ve uzlaşmazlıklar kaçınılmaz bir olgudur. Çatışmanın sonucunun olumlu ya da olumsuz olması çatışmanın nasıl yönetildiğine bağlıdır.

İnsanlar farklı ilişki durumlarında yaşadıkları çatışma durumlarında, farklı çatışma çözme stratejileri kullanırlar. Genellikle çocukluk yıllarında öğrenilen bu stratejilerin otomatik bir biçimde işlediği görülür. İnsanlar çoğu zaman bir çatışma durumunda nasıl davrandıklarının farkında değillerdir. Şu anda kullanılan çatışma çözme stratejileri çocukluk dönemlerinde öğrenildiğine göre, şu anda da yeni ve daha etkili çatışma çözme stratejileri öğrenilebilir.

Johnson ve Johnson’a göre (1994) bir çatışma durumunda, insanların ulaşmak ya da gerçekleştirmek istedikleri iki şey vardır. Bunlardan biri, aynı zamanda kişilerarası çatışmaya da neden olan, bireyin kendi amaçlarını gerçekleştirme isteğidir. Diğeri ise, çatışmaya girilen kişi ya da kişilerle olan ilişkilere verilen önem ya da ilişkileri devam ettirme isteğidir. Her iki isteğin de, “çok önemli” den “hiç önemli değil” e kadar uzanan bir doğrunun değişik noktalarına düştüğü söylenebilir.

Bir okulun iklimi o okuldaki öğrenci, öğretmen ve ebeveynler arası iletişimin niteliğini, öğrencilerin aktif bir şekilde öğrenme sürecine katılımını, akademik beklenti düzeyini, ve okuldaki herkes için güvenli ve saygın bir atmosferi işaret eder (Bryk & Schneider, 2002; Cohen, 2006)

Öğretmenlerimizin, öğrencileriyle ve meslektaşlarıyla kurdukları ilişkilerde, olumlu bir öğrenme ortamı oluşturmaları ve okulu bir yaşam alanı olarak tanımlamaları; bireylerin temel ihtiyacı olan sosyal, duygusal ve fiziksel güvenlik ihtiyaçlarını karşılayarak, sınıfta duygusal güvenliğin ve öğrenme ikliminin temelini oluşturur.

Okullarda, eğitsel çabaları engelleyen her tür davranış, istenmeyen davranış olarak adlandırılır.
İstenmeyen davranışlar için ölçütler;
•Davranışın, öğrencinin kendisinin veya sınıftaki arkadaşlarının öğrenmesini engellemesi,
•Davranışın, öğrencinin veya arkadaşlarının güvenliğini tehlikeye sokması,
•Davranışın, okulun araç ve gereçlerine veya arkadaşlarının eşyalarına zarar vermesi,
•Davranışın, öğrencinin diğer öğrencilerle toplumsallaşmasını engellemesi olarak düşünülmektedir.
İstenmeyen Davranışların yönetimi atölyesinde sınıf içinde karşılaşılan problem davranışları yönetme konusunda;
•Problem davranış ortaya çıkmadan,
•Problem davranış yaşanırken,
•Problem davranış sonrasında yapılabilecekler üzerinde farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

Zeka denilince hemen aklımıza IQ geliyor. IQ’su yüksek olanlar zeki olarak nitelendiriliyor. Peki öğrenme için sadece IQ yeterli mi…?

Yüzyıllar önce (MÖ 427 – 347)’de Platon, “Her türlü öğrenmenin duygusal bir temeli vardır” demiş.

Öğrenirken duygusal bir temel oluşturuyor muyuz? Daha önceki öğrenmelerinize baktığınızda neler hatırlıyorsunuz?

İşte tüm bu sorularınızın cevabını, “Duygusal Zekanın Öğrenmedeki Yeri ve Önemi” atölyemizde bulabilirsiniz. Bu atölye çalışmasına katılarak; Duygusal Zeka konusunda farkındalık yaşayabilir, öğrenme ortamlarında birey için güvenli bir eğitim ortamı sağlamanın öğrenme adına önemini deneyimleyebilirsiniz.

“Bir lider; yolu bilen, yola giren ve yol gösteren kişidir.”
John C. Maxwell

Öğrencilerin günlük yaşamlarının büyük kısmının geçtiği sınıf; eğitim- öğretim etkinliklerinin gerçekleştiği yaşam alanıdır. İyi yönetilen bir sınıfta öğrenciler içten güdülenip başarılı olur. Etkili ve verimli bir sınıf yönetimi öğrencinin sosyal, kültürel, bireysel ve demokratik yönden gelişimine katkı sağlar. Sınıf yönetiminin boyutlarını iyi bilip; sınıf yönetiminde kullanılacak güncel yaklaşımları kullanmak öğrencinin çok yönlü gelişimine ve okula karşı olumlu tutum geliştirmesine olanak sağlar.

Back To Top