skip to Main Content
0530 401 02 10 info@ekipedu.com

‘Birlikte olma, birlikte yapma ve birlikte hissetme’

Eğitimde amaç kendi kendine yeten, özgüvenli, düşünen, üreten, problem çözebilen, sosyal, ruhen ve bedenen sağlıklı bireyler yetiştirmektir. Bu amacı gerçekleştirmedeki en önemli görev şüphesiz öğretmenlere düşmektedir. Yeni bir kuşakla karşı karşıya kalan öğretmenler “bilgiyi veren kişi” olmanın ötesinde, sadece öğretmekle yükümlü olan, aktaran kişiden hem toplumsal gelişime hem de öğrencisinin, velilerin, meslektaşlarının bireysel gelişimine ön ayak olabilecek, yol gösterecek, öğrencileri ile birlikte olan, birlikte yapan ve birlikte hisseden lider öğretmen modeline geçmesi önem kazanmıştır. Bu dönüşümü yakalayabilen, değişime direnmeyen, öğrencileriyle etkili bir grup kohezyonu oluşturabilen, onlara liderlik yapabilen öğretmenler öğrencilerin hayatlarında fark yaratabilirler.

“FARKINDALIK”, değişim ve gelişim için önemli bir anahtardır. 

Öğretmenler yıllar boyunca öğrettikçe, işe yaramayan şeylerin üstüne çizgi çekmeyi işe yarayanları kutsallaştırmayı öğreniyor. Ne var ki işleri farkında olmadan otomatiğe bağlamak eğitimcilerin içindeki reformcuyu öldürmeye, sınıfın kapısını yeniliklere kapatmaya başlıyor.

(Ronald Barth, Öğretme Yürekleriyle Öğrensinler, 2009).

-Nasıl bir öğrenciydim?

-Geçmiş öğrenme deneyimlerim şimdi ki ‘öğretmen rol’ümü nasıl etkiledi?

-Öğretmen olarak ‘Ben oldum’ diyerek kendine güvenli bir liman yaratmak mı yoksa yeni çağın ihtiyaçları doğrultusunda‘Neyi daha iyi yapabilirim?’ sorusuna cevap aramak mı? bana iyi geliyor?

Eylem içinde “farkındalık” kazanmak çok daha kolay ve çarpıcı olur. Geçmişe yönelik öğrenme deneyimlerini ya da geleceğe ilişkin öğretmen rolünün provasını dramatizasyon yoluyla yaptığımızda bunları tanımlayabilir, etkilerini ve öğretmen-öğrenci ilişkilerimize nasıl yansıdığını görebiliriz.

Moreno’ya göre, roller “ben”den çıkmaz, “ben” rollerden çıkar…

Mutlu ve Enerjik, Huysuz ve Öfkeli, Uykucu ve Tembel, Meraklı ve Heyecanlı, Çekingen ve Utangaç, Şapşal, Güçlü ve Karizmatik…

Hepimizin benliğinde yedi cüceler vardır aslında. Ve her cüce diğeri ile oluşan ilişkilerimizin bizde karşılığı olan rollerimize saklanır. Hangi ilişkilerimizde (geçmişte, şimdide ya da gelecekte) hangi cüceyiz ve işlevsel yönleri nelerdir?

Roller üzerine çalışmak içsel yolculuğuna çıkan herkesin tecrübe etmesi gereken bir beceridir. Bizde bu çalışma ile simgeler aracılığı ile ilişkilerimiz ve rollerimiz üzerine birlikte bir yolculuk yapacağız…

Moreno’ya göre, roller “ben”den çıkmaz, “ben” rollerden çıkar…

O zaman ben rollerde saklıdır…

Duygularımızı tanıyor muyuz? diye sorduğumuz soru eksiktir o halde…

Çünkü duygular geçmiş, şimdi, gelecekte yaşanmış/yaşanılıyor olan/yaşanılmak istenen anlardadır aslında…

Ve o anların öznesinin deneyimlediği yaşantısal duyguların hangi rolün içine saklandığı önemlidir…

Eğitimci oynanan oyunun “ebe” sidir aslında…

Bazen duyguları sayar rolleri arar…

Bazende rolleri sayar duyguları arar…

Ve sobelediği anda oyunun ikinci perdesi başlar…

Roller üzerine çalışmak içsel yolculuğuna çıkan herkesin tecrübe etmesi gereken bir beceridir. Blatner ve Blatner sosyal bir bağ elde etmek için süregiden bir süreçte hepimizin her zaman aklımızdan rol değiştirdiğimizi ileri sürerler. Fakat, her ne kadar imgesel rol değiştirmeler tüm ortak ilişkilerde gerekli ise de, psikodramatik rol değiştirmenin özel ve biricik özelliği onun sadece imgelemede değil eylemde yapılıyor olmasındadır. Bizde bu çalışma ile psikodramatik rol değiştirmenin eylem ile yapılan biricik özelliğini birlikte deneyimleyeceğiz…

Back To Top