skip to Main Content
0530 401 02 10 info@ekipedu.com

İletişim dilimizi ve iletişim yöntemimizi değiştirdiğimizde dünyamız değişir! Şiddetsiz iletişim içimizdeki doğal şefkat duygusunun ortaya çıkmasını sağlayacak şekilde kendimizle ve diğer insanlarla bağlantı kurmamıza yardımcı bir iletişim şeklidir. Şiddetsiz iletişim başkalarının söyledikleri ve yaptıklarının bizim duygularımızın sebebi olamayacağı konusunda farkındalığımızı arttırır.

Duygularımızın çıkış noktasının kendimiz olduğu, kendi ihtiyaç, arzu, beklenti, değer ve düşüncelerimizin varlığını kabul edip, onaylayarak duygularımızın sorumluluğunu üstlenebiliriz.

Şiddetsiz iletişim, başkalarının söyledikleri ve yaptıklarının bizim duygularımızı tetikleyebileceğini ama asla duygularımızın sebebi olamayacağı konusunda farkındalığımızı arttırır. Şiddetiz iletişimin belki de en önemli uygulama alanı kendine şefkat duymayı geliştirmektir.

Gençlik, insan yaşamının çocukluk ve yetişkinlik arasında kalan kısmıdır. Bu dönem, öteden beri insan yaşamının en ilgi çekici dönemi olmuştur. Başlangıcı ve bitişi her bireye göre değişen bu dönemde önemli fiziksel, ruhsal ve toplumsal olaylara uyumda değişiklikler gerçekleşir. Bu dönemin kendine özgü önemli kimi özelliklerini ele almamız gençliğin gösterdiği kimi ortak tepkileri ve tutumları anlamamız için gereklidir. Gençlik döneminin en önemli özelliğinin hızlı bir değişim ve büyüme olduğu konusunda bir fikir birliği bulunmaktadır. Bu büyüme ve değişme, cinsiyetler ve bunun da ötesinde bireyler arasında büyük farklılıklar gösterir. Gençlik dönemindeki değişikliklerin sonucunda genç, toplumun ondan beklediği kimi özellikleri kazanır. Toplumsal alanda beklenen değişiklikler, kültürlere göre farklılaşsa da fiziksel ve cinsel olgunlaşmayı sağlayan değişiklikler evrenseldir. Hangi kültürde yaşıyor olursa olsun genç, bir biçimde ana-babasından bağımsızlaşabilmeli, cinsel olgunlaşmasına uyum sağlamalı, yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla düzgün ilişkiler kurabilmeli, bir iş ve meslek için kendini hazırlamaya başlamalı, bir hayat felsefesi geliştirmeli ve yaşamına yön veren değerleri olmalıdır.

Kaliteli bir eğitime ulaşmak için sağlıklı bir öğretmen-veli iş birliğine, sağlıklı bir iş birliği içinse tarafların birbirleriyle açık iletişim kurmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Çocukların ilk eğitimcilerinin anne babaları olduğu görüşünden hareketle, ailelerin çocuklarının eğitimini desteklemesi ve katkıda bulunmasını sağlamak üzere, sistematik ve kurumsal bir eğitim veren okul ile evdeki eğitimi paralelleştirip bütünleştiren bir yaklaşım sergilenmelidir.

Back To Top