skip to Main Content
0530 401 02 10 info@ekipedu.com

“Çocuklarımızın ülkemize ekonomik bir mucize yaşatmasını istiyorsak,
STEM müfredatımızı 21’inci yüzyıl bilgi, beceri ve yetkinliğiyle zenginleştirmek zorundayız.”
Aziz SANCAR

STEM; denilince aklımıza fen, teknoloji, mühendislik, matematik disiplinleri geliyor. Oysa ki son zamanlarda “art” sözcüğünün eklenmesiyle sanatın da disiplinler arası bir ilişkiyle işe koşulduğu STEAM eğitim yaklaşımı öğrencilerin çok yönlü gelişimini desteklemektedir.

2023 Eğitim Vizyonu’nun temel amacı; çağın ve geleceğin becerileriyle donanmış ve bu donanımı insanlık hayrına sarf edebilen, bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı, nitelikli, ahlaklı bireyler yetiştirmektir.

Müfredatla iç içe geleneksel STEAM eğitim yaklaşımını derslerde nasıl kullanacağız?

İşte bu sorunuzun cevabını, “Bütün Boyutlarıyla STEAM” atölyemizde bulabilirsiniz. Bu atölye çalışmasına katılarak; STEAM eğitim yaklaşımını uygulamalı bir şekilde içselleştirerek; öğrenme ortamlarında nasıl planlayacağınızı ve süreci, ürünü nasıl değerlendireceğinizi uygulamalı bir şekilde içselleştirebilirsiniz.

P4C yönteminde soruşturan bir topluluk (Community of Inquiry) oluşturulur. Öğretmen burada “Kolaylaştırıcı” olarak adlandırılır. Kolaylaştırıcı tarafından yönlendirici sorular sorularak desteklenen soruşturma sırasında, kolaylaştırıcı soruşturmayı kontrol altında tutmaz. Çocuklar soruşturma sırasında, sorular sormaya, sorular üzerinde düşüncelerini ifade etmeye ve birbirlerini dinlemeye yönlendirilirler.

1990’lı yıllarda Alman felsefeci ve eğitmen Karin Murris, Lipman ile çalışmaya başlar. Murris yaptığı çalışmaların sonucunda, felsefenin okul öncesi çocuklardan itibaren uygulanabilir hale gelmesini sağlamıştır.

Her öğrenci; farklı sosyo-kültürel ortamlarda yetiştiği ve farklı ön bilgilere sahip olduğu için farklı öğrenme stillerine, ilgilere, yeteneklere ve becerilere sahiptir. Bu nedenle ders kazanımlarına yönelik hazırlanan etkinliklerin içerik, süreç, ürün ve değerlendirme boyutlarının farklılaştırılması gerekmektedir.

Bu eğitimi alan eğitimciler, öğrencilerin bu bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak ders kazanımlarına ulaşmada içerik, süreç, ürün ve değerlendirmenin farklılaştırılmasına ilişkin literatürde yer alan farklılaştırılmış öğretim yöntem ve tekniklerini uygulama imkanı bulmakla beraber farklılaştırılmış öğretime yönelik ders tasarımı hazırlayabileceklerdir.

“Biz şanslı nesildik ve iş bulduk ama önümüzdeki yıllarda hayata atılacak olan
nesiller kendi işlerini icat etmek zorunda kalacaklar.”
Tony Wagner

Ülkemizde de her geçen gün önem kazanan girişimcilik konusu yeni fikirlerin ve markaların doğmasını sağlayacaktır. Güncel öğrenme yöntem ve teknikleri; öğrenci merkezli olup girişimcilik becerilerini geliştirmek için idealdir. Bu atölyede öğretmenler; EKİP tarafından seçilen güncel veya önemini ve geçerliliğini koruyan öğretim yöntem ve teknikleri uygulamalı verilecektir. Güncel öğrenme yöntem ve tekniklerinin çeşitli aşamalarında öğrencilerin girişimcilik becerilerinin nasıl geliştirileceğini bilmek; girişimcilik için güçlü bir ekosistem oluşturmaya olanak sağlar.

“Bana anlatırsanız unuturum; bana gösterirseniz hatırlarım;
beni dahil edersiniz, anlarım.”
Çin Atasözü

Günümüz eğitim anlayışında sadece bilgi verme yeterli değildir. Öğrenmenin önemli boyutlarından biri beceridir.

Beceri ve değer öğreniminin önündeki engeller; sınav sistemi, ders kitaplarına aşırı bağımlılık, sınıfların kalabalık oluşu, fiziki imkansızlıklar, öğretmenlerin bu konuda yeterince eğitim almamış olması,öğretmenlerin insiyatif alma,yenilikleri deneme konusunda isteksiz oluşu gibi etmenler sayılabilir. Okulun çocuğu hayata hazırlama işlevini göz önünde bulundurursak, beceri eğitimini derslerle ilişkilendirmemiz gerekir.

Becerinin, öğrencilerde öğrenme süreci içerisinde kazandırılması, geliştirilmesi ve yaşama aktarılması gerekir. Bu atölyede; öğrencilerin yansıtıcı, yaratıcı, diyalektik, eleştirel, analitik, metabilişsel, tümevarımsal, tümdengelimsel, analojik, ıraksak, yakınsak, lateral, dönüşümlü, hipotetik düşünme becerilerini, bilimsel süreç becerilerini nasıl geliştirileceği uygulamalı olarak verilecektir.

Gerçek yaşamla ve müfredatla bağlantılı planlanan içerikle; öğretmenler disiplinler arası harmanlarla beceri geliştirmede uzmanlaşacaktır. 2023 vizyon belgesinde beceri temelli öğrenme hususu özellikle vurgulanmıştır.

“… 90’larda insanlar inovasyondan bahsettiklerinde aslında kastettikleri teknolojiydi. Şimdi inovasyon denildiğinde gerçekte kastettikleri şey; tasarım.”
(Businessweek, 2005)

Giderek artan popülerliğiyle öne çıkan tasarım odaklı düşünme (designthinking), yaratıcı fikirlerin doğmasına yol açar, fikirlerin prototiplendiği uygulamalarla daha da geliştirilmesini sağlar. Tüm bu çabalar ve yenilikçi düşünme sistematiği, insanların kalıplaşmış düşünce modellerini sarsar. Yıllar içinde oturmuş, deneyimlerle katılaşmış düşünce kalıplarını sarsmada ve değiştirmede tasarım odaklı düşünme etkilidir.

Tasarım odaklı düşünme, tasarımlar yoluyla bilişsel olarak problemlere çözüm yolları üretmek amacıyla kullanılan etkili bir yöntem olarak Stanford Üniversitesi’nde ortaya çıktı. Bu modülde öğretmenler tasarım odaklı düşünmeyi (prototip kısmında modellerini kodlama destekli çizerek) yaparak yaşayarak içselleştirir.

Günümüz öğrencilerinin ilgisini sanal gerçeklik ve web araçları çekmektedir. Eğirimde teknolojiyi yakalamak öğrencilerimizin derslere karşı tutumlarını ve müfredattaki konuların etkili ve kalıcı öğrenilmesini sağlamaktadır. EKİP Eğitim danışmanları tarafından seçilen, müfredattaki kazanımlarla ilişkilendirilen on web aracının uygulamalı öğrenimi gerçekleştirilen bu atölyeyle öğretmenler derslerinde teknolojiyi kullanmayı deneyimleyeceklerdir. Sanal gerçeklik; bireylerin orda olma hissini yaşadığı bilgisayar kaynaklı 3 boyutlu ortamlar için kullanılır. Öğrencilerin heyecanla uyguladığı sanal gerçeklik uygulamalarıyla konuları derinlemesine öğrenecekler.

Öğrenci merkezli süreçlerin tercih edildiği günümüz eğitim anlayışında, sınıf dışı eğitim öğrencilere içinde yaşadıkları dünyayı en somut şekilde tanımayı sağlarken aynı zamanda formal eğitim sürecinde kazandırılması gereken bilgileri en kalıcı şekilde öğretmeyi hedefleyen modellerden biridir. Bu model öğrencileri ve öğrencilerin duygu – düşüncelerini ön planda tutarken doğa-çocuk etkileşimini sağlamak adına vazgeçilmezdir. Bu süreçte öğrencilere en çok yardımı dokunacak olan kişiler şüphesiz öğretmenler olduğundan öğretmenlerin sınıf dışı eğitim konusunda bilgilendirilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Sözel derslerde öğrenmenin kalıcılığı ve işlevselliği en çok tartıştığımız konuların başında geliyor. Sözel alan derslerinin büyük kısmında, öğretim programının ortak amaçlarından olan üst bilişsel becerilerin kullanımına yönlendirdiğini görürüz. Bizler anlamlı ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan, sağlam ve önceki öğrenmelerle ilişkilendirilmiş, diğer disiplinlerle ve günlük hayatla değerler, beceriler ve yetkinlikler çevresinde bütünleşmiş kalıcı bir öğrenme sağlamak için bir çok yöntem biliyoruz ama ders saati, müfredat yetiştirme kaygısı gibi nedenlerle çoğunu uygulayamıyoruz ya da ezberimizi bozmak istemiyoruz.

İşte tüm bu anlarda öğrencilerimizin, ilkokulda kazandıkları yetkinlikleri geliştirmek amacıyla millî ve manevi değerleri benimsemiş, haklarını kullanan ve sorumluluklarını yerine getiren, disiplinlere özgü alanlarda ifadesini bulan temel düzey beceri ve yetkinlikleri 21. Yüzyıl becerileri ile birleştirmiş bireyler olmalarını sağlamak için deneyimlerimizi paylaşmak istiyoruz.

Millî Eğitim Bakanlığımızın güçlü yarınları hedefleyen 2023 Vizyon Belgesi, çocuklarımızın ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda gelişimleri için tüm okullarda Tasarım- Beceri Atölyeleri kurulmasını öngörüyor. Tüm temel eğitim kurumlarımızda öğrencilerimizin düşünsel, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını destekleyen Tasarım -Beceri Atölyelerinin ulusal standartlara ve evrensel kriterlere uygun vizyon belgesinde yer alan ilkokuldan başlayarak tüm öğretim kademelerinde uygulanacak tasarım beceri atölyelerinin etkin ve verimli kullanılması için bu modül geliştirilmiştir.

‘’Öğretim tasarımı, sistematik bir tasarım sürecinin kullanılmasıdır.’’ (Morrison/,Ross ve Kemp,2007).

Okullarda; anlamlı, gerçek yaşama transfer edilebilir öğrenmeyi gerçekleştirebilmek için öğrenenlerin ihtiyaçlarına, öğrenme şekillerine uygun, anlam ve performans odaklı etkili öğrenme tasarımlarına ihtiyaç vardır.

Uygulama ağırlıklı ve ders planı tasarımı ürün çıktısı olacak bu atölyenin amacı; öğretmenlerin, eğlenceli, farklılaştırılmış, sınıfa uyarlanabilir öğretim yöntem ve teknikleriyle çalışarak, oyun ve sanatla zenginleştirilmiş etkili öğrenme tasarımları oluşturmalarını sağlamaktır.

Back To Top