skip to Main Content
EĞİTİME YOLCULUK

EĞİTİME YOLCULUK

Eğitime gönül vermiş yirmi dört kişiyle nasıl bir birliktelik olacaktı? Memleketin değişik kentlerinden gelen… Kimi Bursa’dan, kimi Urfa’dan, kimi Samsun’dan yirmi dört eğitim gönüllüsü… Bazısı özel okuldan, bazısı devlet okulundan, bazısı üniversiteden…Müdürü, akademisyeni, öğretmeni, mühendisi ve hatta öğrencisi ile Finlandiya’nın başarısının altında yatan gerçeği merak eden eğitim neferleri.

Finlandiya’da sizi karşılayan dünyaca ünlü Finli Matematikçi Maarit Rossi. Öyle mütevazi, öyle samimi, öyle sıcak ki hiç yabancılık çekmiyorsunuz.

Güler yüzü ile herkesle tek tek tanışıp, bilgi veriyor. Her soruyu büyük bir özenle yanıtlıyor, esprileri ile sohbete canlılık katıyor.
Turku’nun sokaklarını keşfetmeye çıkıyorsunuz.

Finlandiya’nın güneybatısında, ülkenin 13. Yüzyıldan kalma en eski kenti. Uzun tarihi ve önemli olaylara ev sahipliği yapmış bir kent.
İsveççe ders veren tek akademi 1918’de Bo Üniversitesi ve bundan iki yıl sonra açılan Turku Üniversitesinin binaları şehre yayılmış. Bir öğrenci şehri de olan Turku’nun dinamik bir nüfusu var.

Nehrin kenarında yürüyüş yapıp kentin büyüsüne kapılıyorsunuz.

Moisio School’a gitmek üzere yola çıkıyorsunuz. 10 km gittikten sonra okula ulaşıyorsunuz. Yol kenarında sizi arkası ormanlık, geniş bahçeli, tek katlı binalar karşılıyor. Binanın bahçe duvarının olmaması herkesin ilk dikkatini çeken ayrıntı oluyor. Bahçede bulunan oyun alanları öğrencilerin yaş gruplarına göre düzenlenmiş.

Okulda öğrenciler evinde gibi hissetmesi açısından sınıflara ayakkabılarını çıkarıp, çorapları ile giriyorlar. Sınıflarda her sınıfın ve branşın ihtiyacı olabilecek materyalleri bulmak mümkün. Öğrencinin aktif öğrenme ile, yaparak yaşayarak öğrenmesi sağlanıyor.

Eğitimde eşitlik ilkesi benimsendiği için her öğrenciye dokunuluyor ve bu şekilde çocuklar hayata hazırlanıyor.

Öğretmene olan güven, öğretmenler arasındaki işbirliği, rekabetin olmaması, öğretmenlerin iyi bir eğitimden geçtikten sonra üç yıl stajer olarak çalışması, yüksek lisans yapmış olmaları ve tabi ki her zaman yeniliklere açık olmaları, daha iyisi için çalışmaları, eğitimin her zaman bir adım daha ileriye gitmesini sağlıyor.

Öğrencilerin okula gelirken kendilerinin (bisiklet, otobüs, yürüyerek…) gelmesi, yemek saatinde sıraya girerek yemeğini alması ve yemekten sonra tabaklarında kalanları boşaltıp teslim etmesi hayata hazırlanışının birer parçası. Birer birey olduğunun farkında olan en küçük öğrenci bile sorumluluklarını bilerek hareket ediyor.

Size rehberlik eden Maarit Rossi ve diğer öğretmenler oldukça samimi ve tek soruyu atlamadan yanıtlıyorlar.

Ertesi gün bakanlığa bağlı öğretmenlerin yetiştirildiği binada Finlandiya Eğitim Sistemi hakkında verilen bilgilerden sonra, Maarit Rossi’nin liderliğinde atölye çalışması ile matematik dersinin aslında öğrencilerin günlük hayat problemlerine çözüm üretmesi gerektiğini ve matematikte ezberden çıkılarak, bu dersin yaparak yaşayarak öğrenileceğini bir kez daha deneyimliyorsunuz.

Katedralskolan I Abo ziyaretinde pırıl pırıl gençlerin eğitimlerini sorumluluklarının bilincinde olarak sürdürdüklerini görüyorsunuz.

Finlandiya’nın en kalabalık, en büyük şehri Helsinki aynı zamanda ülkenin başkenti. Mavinin ve yeşilin kucaklaştığı bu kent, mimarisi ile de göz dolduruyor. Helsinki kıyılarından görebileceğiniz ve gidip gezebileceğiniz pek çok ada mevcut.

Helsinki’den 80 km olan Tallinn’e gemi yolculuğu ile ulaşıyorsunuz. Baltık ülkesi olan Estonya’nın Başkenti Tallinn sokaklarında şövalyelerin, Rus Çarlığının, Almanların, Danimarkalıların izlerini görüyorsunuz. Ve tarih içerisinde başlayan bu yolculuk hiç bitmesin istiyorsunuz.

Tanımadan yola çıktığınız yirmi dört kişi ile bir aile olarak dönüyorsunuz. Ayrılırken gözlerinde sevgiyi, yeni bilgilerle donanmış olmanın ışığını ve ayrılığın hüznünü görüyorsunuz…

Hazırlayan: Güler Akpınar

Back To Top