skip to Main Content
Eğitimde Etik

Eğitimde Etik

Etik terimi Yunanca “karakter“ anlamına gelen “ethos” sözcüğünden türemiştir. Ahlaksal olanın özünü ve temellerini araştıran bilim, insanın kişisel ve toplumsal yaşamındaki ahlaksal davranışları ile ilgili sorunları ele alıp inceleyen; ”İyi nedir?” ”Evrensel bir ahlak yasası var mıdır?” ”Ne yapmalıyız?” ”İnsanlar için en iyi yaşam yolu nedir?” ve “Belirli durumlarda hangi eylemler yanlış ve doğrudur?” gibi sorulara cevap arayan, doğru ve yanlış kavramlarını sistematize etmeyi, savunmayı ve önermeyi içeren felsefe dalı anlamlarına gelmektedir.

Etik, ahlakla birlikte düşünülür, sıklıkla da eş anlamlı kullanılır. Oysa Türkçe’de de tıpkı batı dillerinde olduğu gibi etik ile ahlak aynı anlamda değildir.

Halkın kendi kendine oluşturduğu, hiçbir yazılı metne dayanmayan kanunlara “etik ilkeler” denir. Tek bir ahlaktan değil, ahlaklardan söz edilebilirken, bir bilgi dalı olarak sadece tek bir etikten söz edilir. Yani etik, evrensel değerlerin içerisinde barındığı, iyi ve kötü davranışları birbirinden ayırmak için oluşturulmuş kurallar bütünüdür.

İnsanların, ilkellikten, vahşilikten kurtulması için, kendini dünyada var etmesi için iradesi yani kendinde var etme gücü gerekir. Var olan dünyada toplumsal yasalar, haklar, mülkiyet, düzen, aile, demokratik toplum, devlet gibi kuramlar oluşmuştur ve bunlar olmadığında insan kendini irade alanında özgürce var edemez. İradenin suç kavramı ile yüzleşmesi gerekir. Toplumsal yasaları yadsımadan, reddetmeden, varlığını anlaması, dönüştürmesi, kendi iradesi yapması gerekir. Sonrasında vicdan ve ahlak alanı ile etik ortaya çıkar ve insan iradesi gerçekliğini burada bulur.

Ahlakın yerel olduğu yerde, etik evrenseldir. Ahlak, bireylerin veya grupların birlikte barış içinde yaşamalarını sağlayan kurallar sistemini ifade eder. Ahlak, bütün unsurlarıyla bireyin hazır bulduğu norm ve kurallar bütünüdür. Burada birey, büyük ölçüde pasif ve alımlayıcıdır. Ahlak büyük ölçüde yereldir.

Etik, bireyin alıcı değil de bütünü ile kurucu ya da etkin olduğu kararlar ya da tutumu ifade eder. Çünkü o burada, hazır bulduğu değer ve kuralları hayatına bir şekilde monte etmekle yetinmez, onların hesabını, akli bir düzeyde tartışarak, sorgulayarak hatta temellendirerek verir. Hayatına bu şekilde etik bir boyut katarken lokal olan ahlaktan beslenerek ilkeli ve evrensel bir düzeye yükselme yolunda adımlar atar.
İnsanların ahlaki gelişimleri üzerinde yoğunlaşan J.Piaget ve L.Kohlberg gibi araştırmacılara göre, bireyin ahlaki gelişimi sırasıyla gelenek öncesi, gelenek ve gelenek ötesi dönemlerden geçmek suretiyle gerçekleşir. Gelenek öncesi dönemde çocuğun ahlakından söz edemezsiniz. Ahlaki nedenlerin bilgisinden yoksun çocuğu sadece ona örnek olmak ve ödül/ceza vermek suretiyle ahlaki terbiye yoluna sokmaya çalışırsınız. İkinci dönem, çocuğun okula gitmeye başladığı ve dolayısıyla sosyalleşip kültürlenirken geleneğin bir parçası haline geldiği gelenek dönemidir. Bu dönemde çocuğa toplumun değerleri ve ahlak kuralları bir şekilde aşılanır. Hatta ona doğru, çalışkan, büyüklerine saygılı, fedakar olması gerektiği, etnik kimliği üzerinden empoze edilir. Gelenek dönemi şu halde, ahlak dönemidir. Fakat çocukluk ve gençlik geride bırakıldığı zaman, insan giderek olgunlaşırken neden doğru ve çalışkan ve fedakar olması gerektiğini sorgulamaya başlar. Toplumun değerlerini en azından tartışır veya içselleştirirken asıl belirleyici olanın bir etnik kimliğin üyesi olmaktan çok insan olmak olduğunu kavrar, öğrenir. Burası artık gelenek ötesi, etik dönemdir.

Yine Piaget’e göre çocuklar ahlak anlayışlarını yetişkinlerin etkisi altında oluşturlar. Kohlberg’de çocukların ahlaki düşüncelerinin aşamalar halinde geliştiğini ve çocukların kendi kişisel ve öznel ahlak sistemlerinin 13 yaşına geldiklerinde oluşturduklarına inanmıştır. Hem Piaget, hem de Kohlberg ahlak eğitiminin okul öncesi evresinde başlaması gerektiğini önermiştir. Kohlberg çocukların ahlaki değerleri ahlaki ikilemlerle öğrenmeleri gerektiğine ve öğretmenlerin ahlaki eğitimde hayati rol oynadıklarına inanmıştır. Öğretmenler iyi model olmalıdır ve çocuklara yaratıcı yollarla öğretmelidir. Çocukların ahlaki konuları yapıcı bir şekilde keşfetmeleri için ortam sağlamalıdır. Çünkü çocuklar kolay etkilenirler ve beğendikleri insanları takdir ederler.

Ebeveynler, çocukların etik eğitimi için çok önemlidir çünkü onlar çocuklar için önemli bir model oluştururlar. Çocuk ilk etik algı dürtülerini hayatının ilk yıllarında ebeveynleri ile sevgi dolu ilişkisinden alır. Bu koşulsuz sevgi ilişkisinde çocuk kendini kabul görmüş ve güvende hisseder. Bu yüzden güven ve sevgiyle karşılık verir. Ebeveynin ilgisi çocuğu kendiliğinden başka insanlara karşı sorumlu ilişkilere yönlendirir ve sorumluluk ahlaki davranış için temeldir.

Ebeveynlerin bir şeyi neden istediklerini açıklayabilmeleri ve çocuğun merakını uyandırmaları önemlidir.

Ebeveynler ve eğitimciler arasındaki ortaklık okul öncesinden başlamak üzere çocukların bütünsel gelişimi için çok önemlidir. Bu noktada öğretmenlerin eğitiminin ve kişisel gelişiminin önemi vurgulanabilir. Öğretmen çocuğa ulaşmaya çalışmalı, biraz zaman alsa da güven duygusu içinde, ruhsal temas kurmalıdır. Öğretmenin empati kurma ve kurdurma becerisinin olması da etik eğitim için çok önemlidir.
Her problemin anında çözülmesi gerekmez. Zarara uğrayan çocuğu, zarardan kurtardıktan sonra öğretmen problemi görür ama çözüm için uygun bir zaman yakalamaya çalışabilir. Aynı günün bir başka zaman diliminde bu olayı hikaye şeklinde anlatabilir, empati kurdurup, çözüm üretmeye yönelik etkinlikler, uygulamalar yapabilir.

Çocuklar, özellikle okul öncesi dönemde muhakeme yeteneğine ulaşmış değillerdir. Hisleriyle hareket eder. Bu yüzden muhakeme yapmalarını ve özür dilemelerini beklemek istenen sonucu vermez. Duyguların eğitimi, davranış değişikliğini benimsetmekle olur. Kişi bir doğruyu ya da yanlışı kendisi benimsiyor, fark ediyorsa, kendisi davranış değişikliğine gider. Sonuç itibariyle öğretmenlerin etik iklim oluşturma sürecinde çok önemli rollerinin ve etkilerinin olduğunun altını tekrar tekrar çizmek gerekir.

Öğretmenin sınıfta, okulda etik iklim oluşturması için gereken öncelikli ve bazı tutum ve davranış örnekleri:

-İlkokulda çocukların en çok öğretmeninin yansıması olması

-Öğretmenin sınıfta dürüst davranması

-Öğretmenin elinde kitapla gezmesi (Çok okuyor olması, çocuklarda kitap okuma isteği oluşturması)

-Adil davranması

-Öğretmenin tutarlı bir tutum içinde olmasının, öğrencinin olumlu davranışlarının gelişiminde çok etkili olması

-Öğrenciler arasında ayırım yapmadan, her öğrenciye eşit davranması, eşit söz hakkı vermesi

-Güven verici olması

-Öğrencilerine oğlum/kızım ya da ismiyle hitap etmesi, hem öğrencileri hem de velileri olumlu etkilemesi, öğrenciye değer verildiğini hissettirmesi

-Öğretmenin giyimi, oturup kalkması

-Öğretmenin dilini doğru ve güzel kullanması, öğrencisinin seviyesine inebilmesi

-İnsanların fikirlerine, öğrencilerinin fikirlerine saygı duyması

-Öğrencisinin karşısında değil her zaman yanında olduğunu hissettirmesi

-Sınıfta hep aynı yerde oturmaması

-Sürekli öğrencinin yakınında, onun işitme ve duyma merkezinin içinde olması, ara ara çocuğa dokunarak bunu hissettirmesi

-Sevdiğini ve önemsediğini hissettirmesi

-Öğrencinin hedef koymasını sağlaması

-Tartışma ortamı oluştuğunda öğrencilerini çift taraflı dinlemesi

-Öğrencisinin başarısını takdir etmesi

-Problem çözebilme durumunda öğretmen ne ise çocukların da o şekilde şekillenmesi

-Sınıf içi oturma düzenini dönüşümlü olarak tasarlaması

-Sınıf içinde adaleti sağlamak için öğretmenin öğrencilerle olan etkinliklerinde, çalışmalarında nerede kaldığını, kimde kaldığını not etmesi

-Öğretmenin söz verip ve sözünü yerine getirememesi durumunda, öğrencilerin tepki koymasına göz yumması, dinlemesi. Öğrencilerde özgüven ve hak arama yönünün gelişmesine katkıda bulunması

-Öğretmenin empati kurma ve kurdurma becerisine sahip olması

-İletişim becerilerinin ve kişiler arası problem çözme becerilerinin gelişmiş olması

-Sevgi temalı etkinlikler yapması

-Çocuklar için daha fazla oyun alanı oluşturması, adalet kavramını oyun etkinliklerine yerleştirmesi

-Kural öğretimi ve uygulamasında tutarlı olması

-Kural ihlalinde öğrencilerin hemen olaya müdahale etmesine, çözüm arayışına katılmalarına izin vermesi

-Çocuklara özgürlük sınırları içinde özgürlük vermesi

-Duygu eğitimi vermesi (Duyguların sık sık değiştiğini ve duygularını doğru kullanmayı öğretmesi)

-Sınıf başkanlığı seçiminde öğrencilere uygulamalı olarak tarafsız olmayı ifade etmesi

-Adalet duygusunun gelişimi için etkinlik ve çalışmalar planlaması

-Sınıf içinde öğretmenin bilinçli olarak hata yapması, öğrencilerin herkesin hata yapabileceği gerçeğini kavraması ve fark etmesi için. Bu aşamadan sonra hatanın kabulünü ve özür dileme erdemini öğretmesi

-Çocuklara çevre bilinci kazandırması

-Sosyal etkinliklerle ve/veya farklı yöntem ve uygulamalarla çocuğun güzel konuşmasını ve özgüven kazanmasını olumlu etkilemesi

-Engeli olan öğrencilerin varlığının fark ettirilmesi, kabul ettirilmesi

-Selamlaşma, görgü kuralları, sihirli kelimelerin kullanımı, saygınlık gibi konuların dramatize, oyun yoluyla benimsetmesi

-Başarı için ekip ruhunun anlatılması, hem de oyunlaştırılması

-Şiddeti hiç bir hal ve zamanda kullanmaması

-Zaman yönetimini vermesi…

Buna göre öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişim özelliklerinin etik iklim oluşturma sürecinde çok önemli bir etkisi olduğu görülmektedir. Öğretmen etik iklim oluşturma sürecinde ana yürütücü konumdadır. Okul aile işbirliğinin de etik iklim oluşturma sürecinde etkili olduğu anlaşılmaktadır.

Etik iklime etki eden aile faktörüne yönelik ailelerin de isteği dikkate alınarak, öğrencilerin de katıldığı sosyal faaliyetler düzenlenerek, faaliyetler sırasında örtük öğrenme ile doğru uygulamalar ailelere fark ettirilmelidir.

Kaynakça: Ekuad Jetpr Cilt 02 (2016) Sayı 03 16-26
Değerler Eğitimi Dergisi Cilt 6 No:16 9-27 Aralık 2008

Hazırlayan: Ahu Yılmaz Selçuk

Back To Top